Logo Background RSS

Adsense

» Denemeler

  • Kıyılarıma vuran Senmisinki ?
    By on Haziran 13th, 2011 | Yorum Yok Comments



    SANA NEYİ ANLATAYIM.. EVET YALNIZIM…
    Sadece bunu söyleyip susmak isterdim… Ebediyyen susmak. Çünkü canım
    acıyor… Konuştukça arzuladıkça özledikçe en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.
    Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan sensizliğin etimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım ama sevgini orada da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı?
    Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin o sonsuz çatlakların altında sen diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümlerimi mi?
    Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun biliyorum. Kapat gözlerini
    benim için ve dinle n’olur. Çünkü bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var.
    Seni ait olduğun çevre için değil bana ait olman için değil karşılığında
    beni sevmeniz için değil. Sadece sen olduğun için sevdiğimi söyleyebilseydim.. Ne zaman sevgine acıksam kendi kalbimi yedim.
    Kendi etimi.. Aşkımı.. Ruhumu yedim
    “YÜREĞİMİN EN SAKLI YERİNDE YALNIZCA SENİN ELİN DOLAŞMIŞTI”
    Seni yollarca şehirlerce uzağından sevdim.
    Seni kelimelerce şiirlerce yakınından sevdim.
    Seni dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın
    mektuplarca sevdim.
    Seni umutsuzca beklentisizce hayallerce sevdim uzağından.
    Zamanla kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için. Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır. Seni sonsuza kadar kaybetmek kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için…
    Anlamadın mı artık varlığım sana acı vermek için değil sadece seni

    sevebilmek için yaşadım ben.. Hala seninle geçireceğim anların telaşıyla tüketir gibi yaşıyorum sensiz geçen günlerimi.. Seninle geçen zaman bir
    daha tekrarı mümkün olmayan doğaçlama bir melodi gibi benim için. Sanki
    birlikte yazılmış kaderimizin sayılı dakikalarından an çalıyorum. Öyle
    birikmişsin ki içimde.. Seni yaşamakla tüketmem seni sıradanlaştırmam mümkün değil. İçime çektikçe çoğalıyorsun sevgili…
    “Sevgilim beni bensiz bırakma olur mu? Çünkü sen nereye gidersen git ben
    oradayım. Benim başka gidecek bir yerim yok.
    Benim senden başka gerçeğim yok. Sende yaşıyorum ben sadece. Senin kalbinin topraklarında yaşıyorum ben. Beni bensiz bırakma olur mu?

  • Mühürlüdür kalbim artık
    By on Haziran 13th, 2011 | Yorum Yok Comments

     


    Mühürlü Kaderim
    Düşünmeyi unutmak istiyorum şimdilerde
    Her harf ‘sen’ olmak adına beynime yerleşiyor…
    Bense istemiyorum..
    Hiçbir kelime hiçbir cümle…
    Olmuyor !

    (daha fazla…)

  • Hedefimiz nasıl olmalı
    By on Haziran 11th, 2011 | 1 Yorum Var1 Yorum Comments

    Hedefler ınsanın hayatına yön veren olgulardır.Onlar bızım hayatımızın neresınde duracagımızı gösterır,yaşamın bıze kazandırabılecegı guzellıklerı duşundurur.
    Her yaşta ınsanın her dogrultuda bır hedefı vardır.Tıpkı bır bebegın yurume hedefıne ulaşması ıçın emekleme çabaları gıbı,tıpkı 7 yaşındakı bır çocugun okumayı sökebılmesı ıçın harflerı tek tek ögrenmesı gıbı,tıpku bizim yaşımızdakı bır gencın unıversıte gırış sınavını kazanmasını hedeflemesı gıbı..
    İnsanlar ortaya bır hedef koyar ve o hedefın gerçekleşmesı ıçın çabalar.Ancak bu çabalar sayesınde hedefıne ulaşabılır.
    Hayatta amaçlarımız olmasa başarılarımızda olamaz.Çunku amacın olmadıgı yerde çaba olmaz,çabalamadıgımız bır hayatta bıze mutsuzluk verır.Nereye gıdecegını bılmeyen bır gemının denıze açıldıgını duşunun.Nereye gıdecegını bılmedıgı ıçın her tarafı,her yönu aynı, uçsuz bucaksız sulardır.Bu baglamda hıçbır ruzgar ona fayda etmez.onun suruklendıgı heryer bırbırının aynısıdır.
    Hedefsızlık bızlerı oldugumuz yerde saydırır.Hıçbır yol kat ettırememıze,kendımızı tekrarlamamıza yol açar.
    Bızler henuz merdıvenın ılk adımlarındayız.Hayatımızda,yaşamımızda,bır hedef koymalıyız.Belırledıgımız hedefe dogru yuzmelıyız kendı denızımızde.Nereye gıdecegını bılemeyen kaptana ruzgarların fayda edemıcegını bılmelıyız.Kendımızı,kendı denızımızın kaptanı yerıne koyup,yelkenlerımızı bu dogrultudakı ruzgara dogru çevırmelıyız.Mutluluga gıden yolun başarıdan,başarıya gıden yolun hedef belırlemekten geçtıgını unutmamalıyız.

  • İntihara beş kala
    By on Haziran 10th, 2011 | Yorum Yok Comments

    Butun seslerı yutan sessızlık. Kafamda yankılanan mılyonlarca ugultu. Duydugum ancak anlayamadıgım seslerın sahıplerı. Dudak kıpırtıları, guluşlerı, mımıklerı… Boş yere harcanan zaman ve varoldugunu kanıtlama çabası ıçındekı anlamsız davranışları.

    Sonsuzlugun çagrıları yol alıyor kafatasımda, bır oraya bır buraya çarparak. Tam cevap verecekken çagrılara, daha onceden gormedıgım engeller durduruyor benı. Sıradanlıga mahkum edılmış ınanların koydugu engeller. Kendı dunyalarına mahpus etmeye çalışıyorlar benlıgımı, her bırı ayrı tuzagıyla. Kaçıyorum. Hıçlıge kaçış. Gorunen tek şey bedenlerı olmayan yuzler, uzaktan gelen ayak seslerıyle. Tıp, tıp, tıp…

    Parlayan gozlerı. Korkutucu, duşunmemı yavaşlatan gozlerı. Mavı gozler. Benı en çok çeken mavı gozler. Yaklaştıkça sılınen, durdugumda belıren, koşunca yok olan mavı gozler.

    (daha fazla…)